Tat almanın büyük bölümü aslında burunda gerçekleşir ve koku hafızası yıllar sonra bile canlanır. Kahve çeşitlerine göre demleme ile ilgili duyusal farkındalığı geliştirmek için uygulayabileceğiniz küçük egzersizlere yer verdik.
Uygulamada, cogu kisi kahve çeşitlerine göre demleme ile ilgili sorunlarin cekirdekten kaynaklandigini dusunur, oysa hatalarin buyuk bolumu aceleci davranmaktan gelir. Olcusuz gitmek, ekipmani onceden isitmamak ve demleme sirasinda surekli mudahale etmek en yaygin uc kusurdur.
Kural olarak, sicaklik, cozunen bilesenlerin sirasini ve hizini degistirir; dusuk sicaklik ekside, asiri sicaklik ise yakici bir keskinlik birakabilir. Kahve çeşitlerine göre demleme konusunda demlik ve fincani onceden isitmak, sureç boyunca isi kaybini azaltir.
Çoğunlukla, kaynayan suyun bir sure dinlendirilmesi, termometre olmayan mutfaklarda pratik bir cozumdur. Kahve çeşitlerine göre demleme ile ilgili sicaklik denemelerinde oda kosullarinin, ekipman kalinliginin ve doz miktarinin da isi egrisini etkiledigi unutulmamalidir.
Genel olarak, hicbir yontem her damak icin ustun degildir; kahve çeşitlerine göre demleme ile ilgili tercihler govde, berraklik ve hazirlik suresi arasindaki dengeye gore sekillenir. Kagit filtreli yontemler daha temiz ve aromatik bir fincan verirken metal filtreli sistemler daha dolgun ve yagli bir icim sunar.
Bu noktada, karsilastirma yaparken sadece tada degil, gunluk pratige de bakmak gerekir. Bir yontem harika sonuc verse bile sabah telasinda on dakika istiyorsa surdurulebilir olmaz; hafta ici ve hafta sonu icin farkli yontemler belirlemek akilci bir cozumdur.
İleri seviyede amaç, tadı beğenmek değil tarif edebilmektir. Aynı kahveyi farklı sıcaklıklarda tadarak asidite, gövde ve bitiş notlarının nasıl değiştiğini izlemek, damağı sistematik biçimde eğitir.
Pratikte, yıkanmış işlem gibi teknik kavramları körlemesine tadım oturumlarında pratiğe dökmek, öznel izlenimleri ortak bir dile çevirir. İki kişilik bile olsa düzenli tadım seansları, tek başına yapılan denemelerden daha hızlı ilerleme sağlar.
Sıklıkla, son dönemde açık kavrumların ve tek çiftlik partilerinin görünürlüğü arttı; buna paralel olarak evde ölçüm yapan kullanıcı sayısı da yükseldi. Ekipman tarafında ise sadeleşme ve az parçalı, kolay temizlenen tasarımlar öne çıkıyor.
Kahvenin fincana ulasma bicimi yuzyillar icinde cografyaya gore sekillendi; ayni cekirdek bir yerde kaynatildi, baska bir yerde suzuldu. Kahve çeşitlerine göre demleme ile ilgili bugunku aliskanliklarimiz da bu birikimin uzerine kurulu, tamamen yeni bir icat degil.
Sonuç olarak, buzdolabı nem ve koku transferi nedeniyle en kötü seçenektir, kesinlikle önerilmez. Derin dondurucu ancak hava almayan küçük porsiyonlara bölünmüş ve bir daha çözülüp donmayacak kahve için işe yarar. Günlük kullanımda serin, karanlık ve tek yönlü valfli bir kap yeterlidir.
Kural olarak, açık kavrulmuş çekirdekler daha yoğun yapıdadır ve suya çözünmeye direnç gösterir, bu yüzden biraz daha sıcak su ve daha uzun temas ister. Koyu kavrulmuş kahveler ise gözenekli olduğu için hızlı çözünür; daha düşük sıcaklık ve kısa süre acılığı önler. Aynı tarifi her kavurmaya uygulamak yerine dereceye göre küçük ayarlar yapmak gerekir.
Kavrumdan sonraki ilk 7-21 gün aralığı çoğu çekirdek için en verimli dönemdir. Öğütülmüş kahve ise oksijenle çok daha hızlı temas ettiği için birkaç gün içinde aromasını kaybeder. Bu nedenle çekirdek halinde almak ve demlemeden hemen önce öğütmek en doğrusudur.
Pour over yöntemlerinde toplam süre genellikle 2,5-4 dakika, French press için 4 dakika civarındadır. Süre tek başına anlam taşımaz; öğütüm boyutuyla birlikte değerlendirilmelidir. Kahve çok hızlı süzülüyorsa öğütümü inceltin, çok yavaş akıyorsa kabalaştırın.
Genellikle, İstanbul bölgesinde yetişen ürünlerle yapılan denemeler gösteriyor ki, kavurma tarihi taze olduğu sürece basit yöntemler bile şaşırtıcı sonuçlar veriyor.